19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na Özel: Türkiye’de Balenin Gelişimi

Estetik bir görsellik sunarak insan ruhuna dokunmayı başaran bale; dans, müzik ve tiyatro gibi farklı sanat disiplinlerini buluşturan bir sanat türüdür. İtalya’da Rönesans Dönemi’nde hayat bulan baleye, insanların gösterdiği ilgi zamanla artar. Böylece bale, dünya genelinde kabul gören bir sanat dalı hâline gelir. Ülkemizin baleyle tanışmasıysa 16.yüzyıla dayanır. Cumhuriyet’le birlikte bale bizim topraklarımızda da yeşermeye başlar. Gelin, Türkiye’de balenin gelişimini daha detaylı öğrenelim. 

Osmanlı’nın Baleyle Tanışması ve Düzenlenen İlk Gösteriler 

Türklerin baleyle tanışması 1524 yılına dayanır. Osmanlı Dönemi’nde ilk kez İstanbul’da düzenlenen bale gösterisi, Venedik elçisinin evinde gerçekleşir. İtalyanlar tarafından düzenlenen Dramma Per Musica adlı gösteriye Türkler sadece seyirci konumunda değil, dansçı olarak da katılım gösterir.

Bu ilk gösteriyi takip eden yıllarda III. Murat ve IV. Murat’ın oğulları için düzenlenen sünnet şölenlerinde de dans ve mim gösterilerine yer verilir. Bu gösteriler her ne kadar bugünkü bale gösterilerinin genel yapısından uzak olsa da balenin ve dansın Osmanlı eğlencesinde yer edinmeye başlamasına zemin hazırlar. 

1. Mahmut ve Abdülmecit dönemlerinde Avrupa’ya gönderilen elçilerin izledikleri bale ve opera gösterilerini sefaretnamelerinde anlatmaları her iki sanat türünün de saraya girmesine neden olur. II. Mahmut Dönemi’nde Mûsikâ-i Hümâyûn adlı saray orkestrasını yönetmesi için İstanbul’a davet edilen İtalyan müzisyen Giuseppe Donizetti saraya bale, opera ve operet örneklerini getirir. Abdülmecit dönemindeyse sarayda Ehl-i Fenn-ü Ma’rifet Kız Fanfarı ve Bale Heyeti adıyla 90 kişilik bir grup kurulur. 

Saraydan Halka: Balenin Halka Açık Bir Gösteri Sanatına Dönüşmesi

Balenin saraydan çıkarak halk için de bir gösteri sanatı hâline gelmesiyse 19. yüzyıl sonlarına dayanır. Bu bağlamdaki ilk bale etkinliği 1860 yılında Beyoğlu Tiyatrosu’nda gerçekleştirilir. Bu gösteriler de İtalya’dan çağrılan toplulukların imzasını taşır. Beyoğlu Tiyatrosu’ndaki bu ilk etkinliğin ardından bale gösterileri Verdi, Tepebaşı, Varyete, Amfi, Concordia ve Güllü Agop gibi farklı tiyatrolara da yayılır. 

Bolşevik Devrimi’nin ardından Kızıl Ordu’dan kaçarak İstanbul’a gelen Rus göçmenler, ülkemizde bale gösterilerinin başarılı örneklerini sergiler. 1920’li yılların başlarında Beyoğlu’nun eğlence kültüründe etkili olan Ruslar, aynı zamanda bu alanda öğrenci yetiştirmeye de başlar. 

Cumhuriyet Döneminde Bale

Cumhuriyet’in ilanının ardından her alanda olduğu gibi sanatta da mesafe kat etmek isteyen Türkiye, baleyi de göz ardı etmez. İstanbul’da bale dersleri veren Lydia Krassa Arzumanova’dan bale eğitimi hakkında fikirler alınır. Mustafa Kemal Atatürk, Arzumanova ile bizzat görüşür. 

Arzumanova, Türkiye’de yetiştirdiği öğrencilerle ilk gösterisini 8 Kasım 1931’de Tepebaşı’ndaki Casa d’Italia Salonu’nda gerçekleştirir. Arzumanova, Belediye Konservatuvarı’nda ve Eminönü Halkevi’nde bale dersleri vermeye başlar. Öğrencileriyle Bedii Raks Topluluğu adı altında çeşitli bale gösterileri gerçekleştirir. 1943 yılına geldiğindeyse Macar sanatçı Olga Nuray Olcay öncülüğünde İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda bale bölümü açılır.

Türk Balesinde İngiliz Etkisi: Yeşilköy Bale Okulu

Türkiye’de gerçek anlamda bale sanatının temellerinin atılmasıysa Yeşilköy Bale Okulu’nun açılmasıyla başlar. Bu okulun açılmasında ve Türk Balesi’nin yeşermesinde Krallık Balesi’nin yöneticilerinden ve çağdaş balenin öncülerinden Dame Ninette de Valois’in imzası yer alır. 

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1947 yılında Türkiye’ye davet edilen Dame Ninette de Valois, birkaç hafta boyunca Ankara ve İstanbul’daki okulları inceler. Dame Ninette de Valois, İstanbul’da kaldığı günlerde şehrin en önemli mimari yapılarından biri olan ve tarihî atmosferiyle büyüleyen Pera Palace Hotel’de konaklar. İstanbul ve Ankara’daki incelemelerinin ardından kapsamlı bir rapor yazan Dame Ninette de Valois, raporunda Türkiye’de bir bale okulunun açılmasının imkân dahilinde olduğunu söyler. Böylece 6 Ocak 1948’de Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ve İngiliz Kültür Heyeti’nin iş birliğiyle Yeşilköy Bale Okulu açılır. Okulun eğitim programı hazırlanırken İngiltere Kraliyet Bale Okulu’nun programı örnek alınır.

Yeşilköy Bale Okulu için çocukların aileleriyle görüşülerek 7-10 yaş aralığında, 11’i erkek 18’i kız toplam 29 çocuk seçilir. Dame Ninette de Valois, Krallık Balesi’nin kurucuları arasında yer alan Joy Newton’ı ve Londra Krallık Dans Akademisi mezunlarından Audrey Knight’ı okulun öğretmenleri olarak görevlendirir. 

İki yıl boyunca faaliyet gösteren Yeşilköy Bale Okulu, ardından Ankara’ya taşınır ve Ankara Devlet Konservatuvarı’na bağlı bir bölüm hâline gelir. Dame Ninette de Valois, bale bölümünü yaklaşık 20 yıl boyunca ekibiyle birlikte yönetir. Böylece Dame Ninette de Valois’in adı Türk Balesi’nin Madamı olarak tarihe kazınır.

 

Bu yazılarımız da ilginizi çekebilir:

Ulu Önderimiz Atatürk’ün Öldüğü Gün Ulusal ve Uluslararası Basında Çıkan Haberler

Ulu Önderimizin Son Yolculuğunda Gökten Yağan Rengârenk Düğmelerin Sımsıcak Hikâyesi

Pera Palace Hotel’in Kalplerimizde Ayrı Bir Yeri Olan 101 Numaralı Odası’nın (Atatürk’ün Odası) Hikâyesi

Atatürk’ün Çağdaş Türkiye’yi Dünyaya Tanıttığı Proje: Karadeniz Seyr-i Türkiye

Atatürk’e Hint Mihracesinden Gelen Hediye

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin Tarihi

Üç ana birimden oluşan İstanbul Arkeoloji Müzeleri; tarihî dokusu, bünyesinde barındırdığı bir milyondan fazla eser ve görkemli mimarisiyle İstanbul’un ve Türkiye’nin en değerli müzeleri arasında…

Daha Fazla Bilgi

Unutulmaz Bir Anneler Günü İçin: Annenizle Keşfedebileceğiniz Tarihi Mekanlar

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul, farklı dinleri ve kültürleri içinde barındıran yapısıyla kendine özgü bir kimliğe sahip. Her köşesi farklı bir tarihî…

Daha Fazla Bilgi

İletişime Geçin