İstanbul’un Tarihe Tanıklık Eden Pastaneleri

 “İstanbul’dan Anadolu’ya uzanan tatlı tarihi, Osmanlı Sarayı’nın baklavaları, sütlaçları, lokumlarından 19. yüzyılın ortalarında Pera’ya gelen bisküvi, tart, puding gibi pastane ürünlerine kadar çok geniş bir yelpazeyi içeriyor.” Doç. Dr. Özge Samancı, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı

 Geçmişte pek çok çiftin ilk buluşma yeri olan pastahane teriminin, Farsça “yer” anlamına gelen “hane” ve İtalyanca hamur anlamına gelen “pasta” kelimelerinden türetildiği söylenir.  Tanzimat sonrası batılılaşma hareketiyle beraber pastane kültürü, gayrimüslimler ile Rusya ve Polonya’ya iş için giden nüfusun geri dönüşüyle beraber hayatlarımıza girmiştir. Tatlıları dillere destan, tarihe tanıklık eden pastaneler, ünlü isimlerin de dahil olduğu pek çok lezzet tutkununu ağırlamıştır. Bu köklü pastanelerin bir kısmı hayatımızda olmasa da bizleri hala ağırlamaya devam edenler de var! İşte onlardan bazıları!

 

1. Lebon Pastanesi

Lebon Pastanesi

Türkiye’nin ilk pastanesi Lebon, Fransız Büyükelçiliği’nin mutfağından ayrılan Eduard Lebon tarafından, 1886 yılında, İstiklal Caddesi’ndeki Passage Oriental’in köşesindeki, 362 no’lu dükkanda kuruluyor. Namık Kemal, Pierre Loti, Yahya Kemal gibi müdavimleri olan Lebon Pastanesi’nin o zamanki mottosu “Chez Lebon, tout est bon” yani “Lebon’da her şey iyidir.” imiş. Fransız drajeleri, pastaları ve hizmet kalitesiyle ünlü Lebon Pastanesi’nin iç mekan dizaynı, – “Art Nouveau” fayans duvar panolarından da anlaşılacağı üzere- Alexandre Vallauri imzası taşıyor. 1940 yılında Avedis Ohanyan Çakır tarafından satın alınarak el değiştirmesiyle beraber, bu büyüleyici duvar panoları Markiz Pastanesi ile özdeşleşiyor.

 

2. Markiz Pastanesi

Markiz Pastanesi

1940 yılında Avedis Ohanyan Çakır tarafından satın alınarak el değiştiren Lebon Pastanesi, Markiz Pastanesi adıyla 1980’e kadar büyük beğeni toplamıştı. Ancak Passage Oriental’in satışa çıkarılmasıyla Abidin Dino, Haldun Taner, Mine Urgan gibi değerli isimleri ağırlayan pastane maalesef kapılarını kapamak durumunda kalmıştı. 2003 yılında yeniden restore edilerek açılan Markiz Pastanesi, bir üzücü haberle daha 2016 yılında yeniden kapandı. “Art Nouveau” seramik panoları ve çikolatalı pastalarıyla hatıralarda yerini alan Markiz Pastanesi, tıpkı Lebon gibi dönemin kent soylularının, edebiyatçılarının ve entellektüellerinin tercih ettiği bir mekandı.

 

3. İnci Pastanesi

inci pastanesi

Görsel Kaynak: https://ykv.s3.eu-central-1.amazonaws.com/img/w/yazi/mgt/incipastanesi-yemekyasam-kapakgizemerbas.webp

Beyoğlu’nda bir sergiye veya oyuna gitmeden önce mutlaka ziyaret edilen, tatlı bir durak, profiterol deyince akla ilk düşen yer. Halk arasında kulaktan kulağa yayılan söylentiye göre; Tarihi İnci Pastanesi’nin kurcusu Lucas Zigoridis profiterolün reçetesini  bir Fransız tatlısından esinlenerek oluşturdu. 1944 yılında da, Cercle d’Orient binasındaki, 124 numaralı dükkanda geçmişten günümüze hala varlığını sürdüren Tarihi İnci Pastanesi’ni açtı.

Ancak 2012’de tahliye edilen İnci Pastanesi kısa bir aranın ardından ünü şehirleri aşan profiterolünü Beyoğlu Mis Sokak’ta misafirleriyle buluşturmaya devam ediyor.

 

4. Nisuaz Pastanesi

Nisuaz Pastanesi

Görsel Kaynak: https://i.pinimg.com/564x/be/63/63/be6363b1ba4ad6643382b6e6216ffb79.jpg

Beyoğlu’nun eski pastanelerinden, edebiyatçıların uğrak mekanı, Nisuaz Pastanesi, 1920 yılında, Niko Kiriçis tarafından kuruldu. 1967 yılında çıkan o korkunç yangına kadar öyle kıymetli isimleri ağırladı ki! Tüm edebiyat severleri Woody Allen’ın Paris’te Gece Yarısı filmindeki “kendi zamanımdan, altın çağa kaçmak istediğim” repliğine götürecek, zamanda yolculuğa imrendirecek kadar! Ahmet Hamdi Tanpınar’dan, Arif Dino’ya, Sabahattin Ali’den Cavit Yamaç’a pek çok değerli isim bu mütevazi pastanenin müdavimleriydi.

 

5. Savoy Pastanesi

Savoy pastanesi

Görsel Kaynak: https://www.arkiv.com.tr/galeri/detay/242546/6/Proje/7371

1950 yılında, Cihangir’de Monsenior Koço tarafından açılan Savoy Pastanesi, 1960 yılında Erol Beri, ’64 yılında ise Erol Beri’nin akrabası Mordo Levi tarafından devralındı. 1978 yılında ise Mahmur Taşçıoğlu, iki ortağıyla beraber

Savoy Pastanesi’nin yeni sahipleri oldu. O zamandan beri de Savoy Pastanesinin köklü tarihini ve kuşaktan kuşağa aktarılan lezzetlerini korumaya devam ediyor.

 

6. Baylan Pastanesi

Baylan Pastanesi

Görsel Kaynak: https://www.kadikoy.com/wp-content/uploads/job-manager-uploads/main_image/2017/06/Baylan-pastane-3.jpg

Baylan Pastanesi, şimdilerde Beyoğlu bölgesinin dışında da yer alsa köklü tarihi ve geçmişten günümüze uzanan lezzetleriyle mutlaka bu listede yer alması gereken bir pastaneydi. Türkiye Cumhuriyetiyle yaşıt Baylan Pastanesi, 1923 yılında, Filip Lenas tarafından kuruldu. 1925’te Karaköy, 1962 yılında da Kadıköy şubesi açıldı. Baylan Pastanesi’nin imza lezzeti, Klasik İstanbul Lezzetleri arasına giren ve Harry Lenas tarafından reçetesi oluşturulan Kup Griye idi. Vanilyalı, karamelli dondurma, krem şanti, balbadem ve karamel sosuyla karıştırılarak hazırlanan Kup Griye, 1954 yılından bu yana misafirlerini aynı tarif ve lezzetle karşılıyor.

 

7. Patisserie de Pera

130 yıllık tarihiyle misafirlerini ufak bir yolculuğa çıkaran, Beyoğlu’nun kalbi Pera Palace Hotel’in tam kalbinde Patisserie de Pera… 2013 yılında, ‘dekorasyon kraliçesi’ olarak bilinen  Anouska Hempel tarafından yeniden tasarlanan Patisserie de Pera’ya, -Lebon, Markiz, Nisuaz derken pek çok pastanenin güzel anılarda ve hikâyelerde kaldığı günümüzde- sıkı sıkıya sarılıyoruz. El yapımı çikolataları, özgün Fransız pastaları ve birbirinden özel lezzetleriyle köklü geçmişini ve değerlerini günümüzde de yaşatmaya devam eden Patisserie de Pera, tarihi içinde barındıran, pastel tonları, son derece şık sunumları, çekirdekleri yeni çekilmiş taptaze kahve kokusuyla misafirlerine eşsiz lezzetlerle dolu, masalsı bir atmosfer sunuyor.

Yolu Pera Palace Hotel’den Geçenler… James Baldwin

Neoklasik mimari akımının İstanbul’daki en güzel örneği olan Pera Palace Hotel, 1895 yılında görkemli bir balo ile açıldı. Alexandre Vallaury’nin tasarladığı otel, açıldığı günden itibaren…

Daha Fazla Bilgi

Yolu Pera Palace Hotel’den Geçenler: Umberto Eco

Pera Palace Hotel, 19. yüzyılda Orient Express yolcularını ağırlamak için inşa edildi. Pera’dan İstanbul’a açılan bu görkemli mimari, tarihe tanıklık ederken tarihin kendisi hâline gelir….

Daha Fazla Bilgi

İletişime Geçin