Dünya’nın Her Yerinde Farklılık Gösteren Yeni Yıl Gelenekleri

Yaşanmışlıklarla dolu bir yılı geride bırakmanın heyecanının bolca hissedildiği bu günlerde, pek çok kişi daha iyi bir yıl geçirebilmek için hazırlıklara başladı bile. Lezzetli menülerin, şık sofraların ve farklı eğlencelerin düzenlendiği bu özel gece, ülkemizdeki gibi dünyanın her yerinde coşkuyla kutlanıyor. Yeni yıl gelenekleri ise kültürden kültüre farklılık gösteriyor. İşte, yılbaşı organizasyonlarınıza ışık tutacak yeni yıl gelenekleri…

 

1. Brezilya

brezilya-okyanusa-cicek-atma-gelenegi

Bir başka Güney Amerika ülkesi olan Brezilya’da ise yeni yıl çiçeklerle karşılanıyor. Brezilyalılar, her yıl ellerinde bir demet beyaz çiçekle okyanusa akın ediyor. Okyanusa binlerce beyaz çiçek ve mum atan Brezilyalılar, bu zarif hediyeler karşılığında Su Tanrıçası Yemanja’nın yeni yıl dileklerini gerçekleştireceğine ve kendilerine yıl boyunca şans getireceğine inanıyor.

Bir diğer adete göre ise yılbaşı gece yarısı denize giren Brezilyalıların yedi adet dalga üzerinden (her güne bir tane) atlaması gerekiyor. Atladıkları her dalga için bir tane dilek tutma hakları oluyor. Brezilya Güney Yarımküre’de olduğu için hava sıcaklıklarının yılbaşı döneminde yaklaşık 27C olduğu unutulmamalı!

 

2. İspanya

ispanya-uzum-yeme-gelenegi

İspanyolların yeni yıl geleneği 19. yüzyılın sonlarına dayanıyor. Yerel halk, yeni yıla dakikalar kala çalmaya başlayan ve 12 kez duyulan zille birlikte üzüm yiyor. Evlerinde ya da meydanlarda toplanan ve her zil sesini duyduklarında ağızlarına bir adet üzüm atan İspanyollar, saat 12’yi gösterene kadar bu üzümleri yemeden ağızlarında tutmayı başarabilirlerse yeni yılda şansın kendilerinden yana olacağını ve mutluluğu yakalayabileceklerine inanıyor. Son zil çalınca da şampanya içerek, dans ederek ve şarkılar söyleyerek yeni yılı kutluyorlar. Bu adet, Latin Amerika ve Filipinler’de de yaygın olarak görülüyor.

 

3. Bolivya

bolivya-yeni-yil-gelenegi

Yılbaşı sofraları elbette ki her ülke için bir klasik. Bolivyalıların yeni yıl geleneği de hazırladıkları yiyeceklerle birlikte ortaya çıkıyor. 12 Üzüm’ün de bilenen bir adet olduğu Güney Amerika ülkesi Bolivya’da yılbaşı için hazırlanan tatlıların içerisine şans parası olarak adlandırılan demir paralar saklanıyor. Bu demir paralar kime çıkarsa o kişinin şanslı ve iyi bir yıl geçireceğine inanılıyor.

 

4. İtalya

kirmizi-ic-camasiri-giymek

İtalyan kültüründe kırmızı renk, doğurganlıkla ve bereketle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle İtalyanlar, yeni yılın bolluk ve bereket içinde geçmesi için yılbaşı gecesi kırmızı iç çamaşırı giymeyi tercih ediyor. Ülke sınırlarını aşarak dünya geneline yayılan bu yılbaşı geleneğinin yeni yılda aşk getireceğine de inanılıyor. İtalya’nın bazı bölgelerinde ise insanlar pencereden eski eşyalarını atarak yeni yılda kötü enerjiden arınacağını ve güzel başlangıçlar yapacağını düşünüyor.

 

5. Japonya

can-calmak

Japonların yeni yıl geleneği Budizm inanışlarına dayanıyor. Japon geleneklerine göre yeni yılın temizlik ve şifa getirmesi için tüm Budist tapınaklarında eş zamanlı olarak çan çalınıyor. 108 kere çalınan çanın her bir sesi, Budizm’de bir günahı simgeliyor. Yeni yılı bu şekilde karşılayan Japonlar, günahlarının da affedileceğine inanıyor.

 

6. Rusya

sampanya-icmek

Ruslar, saatler gece yarısını göstermeden önce tüm dileklerini bir kağıda yazıyorlar. Daha sonra bu dileği bir mum yardımıyla yakarak küllerini bir kadeh şampanyanın içerisine atıyorlar. Şampanyayı gece yarısından önce içerek yeni yılda bütün dileklerinin kabul olmasını bekliyorlar. Şampanya diğer kültürlerde de yılbaşıyla eşleştiriliyor ve köpükler mutluluk ve bereket hissi uyandırıyor.

 

7. Yunanistan

kapiya-sogan-asmak

Yunanistan’da yeni yılın arifesinde herkes evlerinin kapısına soğan asıyor. Soğanın yeniden doğum ve gelişmeyi simgelediğine inanan Yunanlar, yeni yıl sabahı çocuklarını soğan ile uyandırıyor. Aynı zamanda halk, çocukları bu şekilde uyandırmanın uzun hayat, sağlık, hane içine bolluk ve bereket getireceğine de inanıyor.

Aslında hızlı kök salabilen soğanın yeniden büyüme gücünü tanrı Pan’dan aldığını düşünen paganların başlattığı bu gelenek Hristiyanlığa geçildikten sonra da yaşamaya devam ediyor.

 

8. Türkiye

Close-up,,Elegant,Christmas,Tree,In,Glass,Jar,With,Bokeh,Lights

Türkiye’de 1926’dan beri yeni yıl kutlanıyor. Bu geleneğin, kültürümüzdeki yerini daha iyi anlayabilmek için  Türk mitolojisine doğru ufak bir yolculuğa çıkmakta fayda var.

Türklerde yeni yıl, yılın başlangıcının kutlanması, yenilenmesi anlamına geliyordu.

Yaz kış yapraklarını dökmemesi sebebiyle ‘Hayat Ağacı’ adını alan çam ağacını ziyaret eden Türkler,  yeni yılda duaların kabul edilmesi için çaputlarla, rengârenk kurdelelerle ağaçları süslüyordu. Eski Türklerden günümüze kadar gelen bu gelenek, bizleri yeni yılda sevdiklerimizle bir araya getirmeye devam ediyor.

 

Geçmişten Günümüze Beyoğlu’nda Yeni Yıl Kutlamaları

Parlak ışıklar ve süslenmiş çam ağaçları bir devir teslim törenini müjdeler. İyisiyle kötüsüyle geçen yıl, yerini şans ve yeni umutlarla dolu yepyeni bir yıla bırakır. İster görkemli kutlamalarla, ister mütevazı aile yemekleriyle geçsin, yılbaşı akşamı aklımıza hep neşeli kutlamaları getirir. Eski yılı tüm yükleriyle geride bırakmanın huzuruyla bu kutlamalar, ülkemizde aslında yeni sayılabilecek bir geçmişe sahip. Kozmopolit yapısıyla İstanbul’da kültürlerin beşiği Beyoğlu, yeni yıl kutlamalarının topluma yayıldığı semt, bu sebeple de geçmişten günümüze yılbaşının vazgeçilmez adresleri arasında yer alıyor. Dilerseniz, yeni yıla sayılı günler kala, gelenekselleşen Beyoğlu yılbaşı kutlamalarına doğru birlikte bir yolculuğa çıkalım.

 

Osmanlı Sarayı Yeni Yıl Kutlamaları İle Tanışıyor

Osmanli-Sarayi-Yeni-Yil-Kutlamalari-Ile-Tanisiyor

Yeni yıl, neredeyse tüm Avrupa’da coşkuyla kutlandığı gibi Osmanlı Devleti’nde de kutlanıyordu. Bunlardan ilki diyebileceğimiz kutlama, 1829 yılında gerçekleşti. İngiliz Büyükelçisi tarafından Haliç’te bir gemide düzenlenen yılbaşı balosuna Osmanlı devlet görevlileri de katıldı. Bu baloyla, Osmanlı Devleti’nin siyasi liderleri ilk kez bir yılbaşı kutlamasına katılmış, hatta sonrasında dönemin padişahı II. Mahmut’a övgülerle anlatmışlardır.

Aradan geçen çeyrek asır sonrasında Sultan Abdülmecid, 1856 yılında Fransız Büyükelçisi tarafından bir yılbaşı balosuna davet edildi. Davete katılarak dans edenleri seyreden Sultan Abdülmecid, saraya büyük bir keyifle döndü. Sultan Abdülmecid’in bu davete katılımı, batılı anlamda yılbaşını ilk kutlayan padişah olmasını sağladı. Bu yenilikçi adım yılbaşı kutlamalarının halk arasında yayılmasına ön ayak oldu. Beyoğlu’nda yaşayan ve Müslüman olmayan halkın halihazırda süren yeni yıl kutlamalarına artık Müslümanlar da katılmaya başladı.

 

Beyoğlu’nda Yeni Yıl Şenlikleri Başlıyor

yilbasi-gecesi-beyoglunda-yasak-yok

Devlet erkanı geç tanışmış olsa da, Beyoğlu sakinleri yılbaşı eğlencelerine yabancı değildi. Ancak saray tarafından da onaylanmasının ardından Beyoğlu’nda yeni yıl daha da coşkulu kutlanmaya başladı. 1870’li yıllarda Galata ve Beyoğlu, İstanbul Levantenlerinin yılbaşı kutlamalarının vazgeçilmezi haline geldi. Yılbaşına eğlenerek girmek isteyen Batılılaşma yanlıları da artık Beyoğlu’na gelmeye başlıyordu. Elbette, Beyoğlu’ndan yükselen bu eğlence, bugünkü adıyla İstiklal Caddesi olan Cadde-i Kebir’i de sardı. Şu anki St. Antuan’ın yerindeki Konkordiya tiyatrosu, Kristal ve Lüksemburg Kahvesi gibi mekanlar yılbaşına özel eğlenceleri ile tercih edilmeye başladı.

İstanbul’un işgal günlerinde ise farklı bir gelişme yaşandı. Beyaz Rusların İstanbul’a gelişiyle, şehrin her yanında eğlenceler ve kutlamalar düzenlenmeye başlandı. Beyoğlu gece hayatını açtıkları restoran ve eğlence yerleriyle hareketlendiren Beyaz Ruslar, yılbaşı kutlamalarını da renklendiriyordu. Limandaki gemilerin yeni yıla girişi düdük çalarak müjdelemeleri, tam da bu döneme rastlar.

 

Beyoğlu’nun Eğlencesi Tüm Ülkeye Yayılmaya Başlıyor

istanbul-new-year

Cumhuriyet’in ilanı ile ülkede köklü bir değişim yaşanmaya başladı. Genç Cumhuriyetin ilk adımlarına elbette Beyoğlu da şahit oluyordu. 1925 yılındaki, İstanbul’un ilk yeni yıl balosuna, muazzam mimarisiyle dikkat çeken Pera Palace Hotel ev sahipliği yaptı. Takip eden yıllarda da Beyoğlu’nun kıskandıran yeni yıl kutlamaları devam etti. 1936 yılında 1 Ocak gününün de resmi tatil edilmesiyle kayıtlara göre yılbaşı günü Beyoğlu’nda gazinolar bir sene içinde görmedikleri kadar müşteriyi bir gecede gördüler.

 

Milenyum, Beyoğlu’ndaki Sokak Partisiyle Karşılanıyor

street-party

2000 yılına gelindiğinde popüler kültürün en sevilen öğelerinden biri olan sokak partileri, ülkemizde de yılbaşı eğlencelerinin tercihi oldu. Dünyanın en ünlü metropollerine benzer şekilde İstanbul, yeni yıla sokak partileriyle girdi. Her dönemin değişmeyen kutlama adresi Beyoğlu, milenyum kutlamalarının da merkezi oldu. Beyoğlu’nun ışık seline dönen sokak aydınlatmaları altında hep bir ağızdan geri sayan İstanbullular, yeni yıla havai fişek gösterileri eşliğinde girdi.

 

İlham Verici Başlangıçlar İçin Beyoğlu’nun Hazinesi: Pera Palace Hotel

Pera Palace Hotel, görkemli mimarisi ile Beyoğlu’nun en güzel yapılarından biri. Bu eşsiz güzellikteki yapı, ihtişamlı bir mimari eser olmanın çok daha ötesinde, fısıldadığı öyküleri ile özel bir öneme sahip. Otelin zamana meydan okuyan dokusuna, ünlü konukların odalarında yaşatılan hatıraları eşlik ediyor. Zamanın ruhunun peşinde bambaşka bir yolculuk yapmak isterseniz Grand Pera Balo Salonu, atmosferi kadar tarihi hikayeleri ile de sizleri büyüleyebilir. Dilerseniz, yakın geçmişin en renkli anılarına ev sahipliği yapan bu salonun görkemli balolarında birlikte bir gezintiye çıkalım.

 

İstanbul’a Merhaba Balosu

pera-palace-hotel-4

Pera Palace Hotel oldukça ilgi çekici bir öyküye sahip. Alexandre Vallaury’un eklektik tarzdaki mimarisi ile Pera Palace, Orient Ekspres yolcularına özel olarak inşa edilir. Küçük Avrupa olarak nitelendirilen Pera bölgesine konumlandırılan bu nadide eser, elbette değerine layık bir biçimde İstanbul ile tanıştırılır. Pera Palace Hotel, 1895 yılında tarih sayfalarında yerini alan görkemli bir balo ile açılış yapar. Açılış balosu Orient Ekspres yolcularını lüks ve konforla buluştururken, İstanbul’u Avrupa standartlarında bir otele kavuşturur.

Avrupalı ziyaretçilerin zamanla artmasıyla, Pera Palace Hotel’de düzenlenen balolar giderek bir statü göstergesi haline gelmeye başlar. Batılılaşma hareketlerinin de etkisiyle bu balolara saray çevresi, bürokratlar ve diplomatlar yoğun ilgi gösterir. Ancak Birinci Dünya Savaşı nedeniyle Orient Ekspres seferlerine ara verilir. Böylece diplomatları, yazarları ve entelektüel hayatın simgelerini ağırlayan Pera Palace Hotel’in konuk

statüsünde bir değişim yaşanır. Elbette bu değişim, otelde düzenlenen baloları da etkiler. Pera Palace balolarında artık asiller değil İtilaf Devletleri komutanları boy göstermeye başlar.

 

Cumhuriyetin Tanığı Pera Palace Hotel’de İlk Yılbaşı Balosu

grand-pera-ballroom-concert-hall

Cumhuriyet’in ilanından sonra sosyal hayatı da etkileyen modernleşme hareketleri hız kazanır. Çağdaş bir toplum yaratmak için birçok yenilik ardı ardına hayata geçirilir. Ancak bu yeniliklerden sadece bir tanesi görkemli bir kutlamaya neden olur. Takvimler 1925 yılını gösterdiğinde oy birliği ile miladi takvime geçiş kabul edilir. Böylece Pera Palace Hotel, kuruluşunun her anına tanıklık ettiği genç cumhuriyetin ilk yılbaşı balosuna ev sahipliği yapar. 31 Aralık 1925 tarihinde düzenlenen bu ilk yılbaşı balosu ile seçkin davetliler yeni yılı coşkuyla karşılar. Böylece günümüzde modern hayatın en renkli parçalarından biri olan yılbaşı geleneği, toplumda kabul görerek yaygınlaşmaya başlar.

 

Pera Palace Hotel Balo Geleneğini Sürdürüyor

Pera Palace Hotel, hafızalardan silinmeyecek bir yılbaşı kutlaması ile yeni yıla merhaba demeye hazırlanıyor. Grand Pera Balosu’nun büyülü atmosferinde gerçekleşecek görkemli bir kutlama ile yeni yıl coşkusunu doyasıya yaşayabilirsiniz. Yüzyıllık bir tarihe tanıklık eden  Pera Palace Hotel’de, orkestrasının keyifli müzikleri eşliğinde yeni yılı dans ederek karşılayabilirsiniz. Dilerseniz nefes kesen İstanbul manzarasına sahip odalarda konaklayarak yeni yılda da Pera Palace Hotel konukseverliğinin keyfini sürebilirsiniz.

Yolu Pera Palace Hotel’den Geçenler: Umberto Eco

Pera Palace Hotel, 19. yüzyılda Orient Express yolcularını ağırlamak için inşa edildi. Pera’dan İstanbul’a açılan bu görkemli mimari, tarihe tanıklık ederken tarihin kendisi hâline gelir….

Daha Fazla Bilgi

Beyoğlu’nda Muhteşem Fotoğraflar Çekebileceğiniz Mekânlar

Her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanan 19 Ağustos Dünya Fotoğrafçılık Günü hem profesyonel hem amatör fotoğrafçılar için çok özel bir gün. Fotoğrafçılık için ışığı hassas bir…

Daha Fazla Bilgi

İletişime Geçin