Türk Caz ve Pop Müziğin Kıymetli Sanatçısı: İlham Gencer

Bir zamanlar; eşine az rastlanır bir sanatçı, muhteşem tınılar çıkaran bir piyano eşliğinde cazın büyülü ritimleri ve pop müziğin ruhunu bir araya getirirdi. Tabii ki bu muhteşem birleşimin yaratıcısı, Türk müzik tarihinde eşine az rastlanır bir sanatçı; İlham Gencer’dir. Yıllar boyunca kendini piyanonun sihirli tuşlarına adayan bu dahi, hem caz hem pop müziğin önde gelen isimlerinden biri olarak sayısız esere imza attı. Haydi gelin; İlham Gencer’in hayatının derinliklerine dalalım, müziğinin büyüsüne kapılalım ve bu efsanevi müzisyenin Pera Palace Hotel’de yarattığı büyülü anılara tanıklık edelim!

Cumhuriyet ile Birlikte Büyüyen Bir Müzisyen

30 Ağustos 1922 yılında dünyaya gözlerini açan İlham Gencer; Türkiye’nin ilk piyanist şantörleri arasında yer alan, ülkede caz müzik kültürünün yerleşmesinde önemli katkıları olan bir isim. Müziğe daha 5 yaşındayken evindeki piyano konsolunu çalarak başlayan Gencer, Beyoğlu Erkek Lisesi’nde eğitim gördü. Daha o yıllarda lise arkadaşı olan Atilla Dorsay ile konserler verdi. Hayatımıza Türkçe sözlü pop müziği getiren müzisyen İlham Gencer, Fikret Kızılok’tan Berkant’a kadar pek çok sanatçıyla çalıştı.

Türkiye’nin İlk Yerli Caz Grubunu Kurdu

İlk konserini ve bestesini henüz 5 yaşındayken yapan Gencer, 1944 yılında henüz 20 yaşında bir gençken Türkiye’nin ilk yerli caz grubunu kurdu. Trompette Badi Kemal, klarnette Mehmet Akter ve vokalde Türkân Pasiner ile çalışmalarını sürdürdü. 1949 ila 1963 yılları arasında ise radyoda çeşitli programlar yaptı. Televizyon yayınlarının çok nadir olduğu o yıllarda radyo yayınları ile adını duyuran sanatçılar çoğunlukla yabancı dillerde şarkılar söylüyordu.

The Everly Brothers ile Başlayan Şarkıcılık Kariyerine Eartha Kitt’e Türkçe Şarkı Öğretmesiyle Damga Vurdu

Atilla Dorsay ile sahne aldığı yıllarda The Early Brothers şarkılarını seslendiren Gencer’e en büyük arkadaşı Steinway marka piyanosu eşlik etti. İlham Gencer, bu piyanoyu Sabancı ve Koç ailelerinin de katıldığı bir müzayedede o dönem 30 bin TL gibi bir ücrete aldı. Piyanosu kendisine şans getirmiş olacak ki 1953 yılında dünyaca ünlü şarkıcı Eartha Kitt’e anonim halk şarkılarından biri olan Kâtibim şarkısını İngilizce-Türkçe karışık sözlerle ve caz tarzına uygun olarak söyletti.

Şişli Çatı Kulübü’nde Kendi Konservatuvarını Açtı

Yıl 1960’ı gösterdiğinde Gencer, Şişli’de Site Sineması’nın olduğu apartmanda Çatı Kulübü’nü kurarak Türkiye’nin ilk “özel konservatuvarını” açtı. Bu kulüpte Gencer; başta eski eşi, cazın kraliçesi Ayten Alpman olmak üzere Barış Manço, Ajda Pekkan, Emel Sayın, Cem Karaca ve Füsun Önal gibi devlerin müzik kariyerlerini değiştirdi. Önceleri pop ve caz tarzlarında dinleyicilere hizmet veren kulüp, zamanla sanatçıların kendi tarzlarında müzikler yapmasına da izin verdi. Çatı Kulübü’nde kurduğu Los Çatikos grubu ile çeşitli tarzlarda müzik denemesi yapan Gencer’in kurduğu grubun solistliğini bir dönem Ajda Pekkan yaptı.

İlk Türkçe Pop Şarkısına İmzasını Attı: Bak Bir Varmış Bir Yokmuş

İlham Gencer; 1961 yılında Lübnan asıllı şarkıcı Bob Azzam’ın dünyayı kasıp kavuran C’est écrit dans le Ciel şarkısına Fecri Ebcioğlu’nun yazdığı sözlerle Bak Bir Varmış Bir Yokmuş isimli ilk Türkçe pop şarkısını seslendirmiş oldu. Bu, aynı zamanda Türk pop müziğinde aranjman akımını başlatan olay oldu.

Gelenekselleşen Altın Mikrofon Yarışmasında Derece Aldı

Hürriyet gazetesi tarafından 1965 yılında verilmeye başlanan ve sonraki yıllarda gelenekselleşen Altın Mikrofon yarışmasında Zamane Kızları şarkısıyla ilk 10’a girmeyi başardı.

1997’de Ellinci Sanat Yılında Jübilesini Yaptı

Kariyerine yüzlerce şarkı, beste ve yetiştirdiği sanatçıları sığdıran İlham Gencer; 1997’de sanat hayatının ellinci yılında jübilesini yaptı. 2009 yılında Sami Coşkun tarafından Sanatta ve Siyasette İlham Gencer isimli biyografisi kaleme alındı. Milliyetçi kişiliği ile bilinen Gencer, İstanbul’un Güzelliklerini Koruma ve Yaşatma Derneği’nin de kurucusu.

Pera Palace Hotel’den Bir İstanbul Beyefendisi Geçti

İstanbul’da ilk çay saati etkinliklerinin yapıldığı mekân Pera Palace Hotel, beş çayı konseptiyle haftanın her günü özel lezzetler eşliğinde saat 15.00-18.00 arasında misafirlerine unutulmaz anlar yaşatıyor. Bu unutulmaz anların şüphesiz en büyük yaratıcısı ise piyanoyla eşsiz melodiler yaratan büyük usta İlham Gencer’di. Yaşamının son zamanlarına dek Pera Palace Hotel‘de dinleyicilerine müzik ziyafeti sunan, smokini ve duruşuyla tam bir İstanbul beyefendisi olan Gencer’in yolu Pera’dan da geçti, iyi ki geçti!

İstanbul’un Kalbinin Attığı Beyoğlu’nda Bir Mola: Enfes Kokteyller İçebileceğiniz Mekânlar

Beyoğlu; dokusuyla, tarihiyle, kozmopolit yapısıyla ve kültür sanat faaliyetleriyle İstanbul’un kalbinin en hızlı şekilde attığı lokasyonlardan biri! Beyoğlu’nun bu yüksek temposu içinde bazen durup soluklanmak,…

Daha Fazla Bilgi

Sonbaharın Romantik Ruhunu Hissedebileceğiniz Oteller

Yazın canlı renkleri yerini sonbaharın sıcaklığına bırakırken insanın içinde romantizm rüzgârları esmeye başlıyor. Bu büyülü mevsimde konaklamanın tadı ise bir başka oluyor. Kendinizi büyüleyici atmosferin…

Daha Fazla Bilgi

İletişime Geçin