Eski Beyoğlu’nu Anlatan Birbirinden Güzel Öyküler

Geçmişten günümüze Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere yerli ve yabancı pek çok önemli ismi ağırlayan, ihtişamlı mimarisiyle hayranlık uyandıran Pera Palace Hotel; Galata Kulesi, Galata Hamamı ve Kamondo Merdivenleri gibi tarihî yapıları bünyesinde barındıran İstanbul’un Beyoğlu ilçesinin ya da eski adıyla Pera’nın Türk edebiyatındaki önemini sanıyoruz ki bilmeyen yok. Yazar ve şairlerimiz eserlerinde Beyoğlu’nun eşsiz güzelliklerine ve insanlarına değindikleri gibi o dönemin şartlarına göre Beyoğlu’nu yer yer eleştiri yağmuruna tuttukları da olmuş. Değerli yazarlarımızın eski Beyoğlu’nu anlatan birbirinden güzel öykülerine kısa bir bakış atmaya ne dersiniz?

 

Bilge Karasu – Lağımlaranası ya da Beyoğlu

Bilge Karasu’nun ölmeden önce yakın arkadaşı Füsun Akatlı’ ya emanet ettiği metinler daha sonra birleştirilerek Lağımlaranası ya da Beyoğlu adıyla roman olarak yayımlanır. Bilge Karasu bu metinlerinde çocukluğuna ve ailesine dair izler taşır. “Başımı dışarı çıkardım, havayı kokladım. Yarım saati bulmadan yine koklanamaz olurdu hava. İçim kıprandı. İstanbul kokusuydu bu, İstanbul da değil, Beyoğlu kokusu. Ukalaca genellemeler düğmesine bastım. ‘Eski şehirler böyle kokar.’ diye’’ der eserinde ve Beyoğlu’ndan sıkça bahseder.

 

Ziya Osman Saba – Kış Gezintisi

Ziya Osman Saba’nın Kış Gezintisi adlı öyküsü, ölümünden iki yıl sonra yayımlanan Değişen İstanbul adlı kitabında yer alır. Ziya Osman Saba tüm öykülerinde; İstanbul’a duyduğu sevgi, çocukluk anıları ve özlemi işler. Saba, Kış Gezintisi adlı öyküsünde de sıklıkla Beyoğlu’nu anlatır. “…her şeyinden önce bir sinemalar ülkesiydi ve bir kış gezintisi demek Beyoğlu demekti.” gibi pek çok cümleyle özlemlerini ifade eder.

 

Sait Faik Abasıyanık – Tüneldeki Çocuk

Sait Faik Abasıyanık, öykülerindeki karakterleri daima gerçek hayatın içindeki insanlardan seçer ve bu karakterlerin yaşadığı olumsuzlukları, dertleri ve sevinçleri konu edinir. Tüneldeki Çocuk adlı öyküsü de onlardan biri. Sait Faik Abasıyanık, muhtemelen bir Beyoğlu gezisinde rastladığı, yoksul bir çocuğun Karaköy – Beyoğlu arasında çalışan tünele ilk binişini ve yaşadığı mutluluğu Tüneldeki Çocuk adlı eserinde öyküleştirerek yer verir.

 

Demir Özlü – Beyoğlu’nda Bir Öğle Vakti

Beyoğlu’nda Bir Öğle Vakti, Demir Özlü’nün 15 öyküden oluşan İstanbul Büyüsü adlı öykü kitabında yer alır. Demir Özlü öyküsünde Beyoğlu’nda herhangi bir öğle vaktindeki hayatın olağan akışını kendine has betimlemeleriyle anlatır.

 

Naim Tirali – Büyük Cadde

Naim Tirali’nin Yirmi Beş Kuruşa Amerika adlı altı öyküden oluşan eserinde yer alan öykülerden Büyük Cadde’de İstiklal Caddesi’nden bahseder. İstiklal Caddesi’nin 1940’lı yılların sinemalarını ve insanlarını kendine özgü ifadelerle ustalıkla betimler.

 

Tezer Özlü – Cafe Boulevard

Başarılı öykü yazarlarımızdan biri olan Tezer Özlü Cafe Boulevard adlı öyküsünde gerçekçi anlatımıyla insanlardan ziyade mekânı ön plana alarak anlatmak istediklerini ifade eder. Farklı kesimlerden insanları değerlendirir ve dönemin mevcut şartlarının insanlar üzerindeki etkisini öyküsünde işler. Mekân ise Beyoğlu. “Burada insanlar zorunlu olmadan, isteyerek yığın kitleler hâlinde bulunurlar. Bu kalabalıktan kimse yakınmaz. Bu liman, havaalanı, ya da istasyon kalabalığı değildir. Beklenen bir şey yoktur. Amaç eğlence, insan seyri, bakmak ve bakışları çekmektir.” satırlarına baktığımızda Beyoğlu’nun özünü hâlâ koruduğunu söylemek pek de zor değil.

 

Nazlı Eray – Mösyö Hristo

Nazlı Eray eserlerinde sıklıkla fantastik ögeler ve eğlenceli bir dil kullanır. Gerçek kişi veya olaylara olağanüstü unsurlar katar. Yazar, çocukluğunda tanıdığı yaşlı bir kapıcıyı öyküsünde karşımıza güvercin olarak çıkarır. Mösyö Hristo olarak adlandırdığı güvercin ise Beyoğlu semalarında yaşar.

 

Öykülere Konu Olan Beyoğlu’nu Keşfedin

Günümüze kadar pek çok romana, öyküye hatta şarkılara konu olan Beyoğlu, İstanbul’un gezilip görülmesi gereken en önemli ilçelerinden biri. Tarihî güzelliklerinin yanı sıra kültür ve eğlencenin merkezi hâline gelmiş olması onu önemli yapan unsurlardan sadece birkaçı.Bu eşsiz güzellikteki yere yolunuz düşerse Beyoğlu’nun incisi, tarihi Pera Palace Hotel’de konaklayabilir, Cihangir sokaklarında yürüyüşe çıkabilir, Galata Kulesi’nde İstanbul’un büyüleyici güzelliğini izleyebilirsiniz.

Yolu Pera Palace Hotel’den Geçenler: Sırbistan Kralı Pierre

19. yüzyıl İstanbul’undan günümüze ulaşan ender yapılardan biri olan Pera Palace Hotel, mimari anlayışında 1800’lü yılların İstanbul’undan izler taşımasının yanı sıra Türkiye’nin Avrupa standartlarındaki ilk…

Daha Fazla Bilgi

İstanbul’da Klasik Müzik Dinleyebileceğiniz En Keyifli Mekânlar

Klasik müziğin ortaya çıkışı oldukça eskiye dayanıyor. Bu keyifli müzik, birçok mekân tarafından gerek resitallerle gerek konserlerle, sevenleriyle buluşmaya devam ediyor. Hem fiziksel hem de…

Daha Fazla Bilgi

İletişime Geçin